.

Abdullah ÖZÇELİK

Hayata Atılmak...

Bugünkü yazımızda eğitim sistemimizden bahsetmek istiyorum. Gelin Türkiye'de yaşayan bir vatandaşın hayata ne zaman atılabileceğini bir düşünelim;
altı yaşında okul öncesi eğitimle başlayan ilk öğretim hayatımız dokuz yıl sonra on beş yaşında bitiyor, daha sonra dört yıllık lise eğitimi ve ara vermeden üniversiteye geçiş yapılabilirse beş yıllık üniversite eğitimiyle toplam on sekiz yıllık bir eğitimden sonra artık ortalama olarak yirmi dört, yirmi beş yaşlarına gelmiş oluyoruz. Erkekler için bundan sonra bir yılda askerlik var etti yirmi beş bakın bir Türk vatandaşı hiç bir aksilik olmaz ve tökezlemeden eğitimini bitirdiği zaman hemen iş bulduğunu varsayarak ki günümüz şartlarında bu imkansız, hayata en erken yirmi altı yaşı civarında atılabiliyor. Bu insanların birde evlenmek için para biriktirmek zorunda olduğunu düşünürsek ömrümüzün yarısı geçti diyebiliriz. Bence bu eğitim sistemi bir ülkeye ve vatandaşlarına hiç bir şey kazandırmaz tam aksine ülkesine faydalı olabilecek insanları bile oyalamaktan başka bir işe yaramaz. Ülkemizde bu sorun zaten yetkililer tarafından fark edilmekte bu nedenle de sürekli yenilikler yapılmakta ancak bu yenilikler hep eğitim süresini uzatan yenilikler ben eğitim süresinin uzaması değil kısaltılıp biran önce hayata atılmalarını sağlamaktan yanayım. Ancak maalesef ülkemizde eğitime de siyaset karıştırıldığı için yapılan yeniliklerin faydalı olması mümkün gözükmüyor. Eğitim bakanlığı siyasetten bağımsız ayrı bir kurum olsaydı belki daha faydalı olabilirdi diye düşünüyorum.


www.nwww.muhendishaber.net